Yıl 2011 30 Eylul Cuma bugunü digerlerinden ayiran hicbir sey yok aslinda. Sanki sehirde dogal afet olmus ve insanlar hizla kacisiyorlar. Trafik arapsaci, kaldirimlar kosusturan insanlarla dolup tasiyor. Ellerinde posetler, kapanmak uzere olan dukkanlardan son dakika birseyler alabilmenin telasi icinde bir kadin var. Uzerinde kisakollu bir t-shirt, altinda jean koyu renk, dizleri yirtik. Magaza gorevlisi ile kapida birsey konusuyorlar.
Tam önümüzde bir çöp arabası, yol kenarindaki konteyneri almaya gelmis. Üç kisi var arkasinda asılan gorevliden bir tanesi indi ve konteynerin onune park etmis araca ilerlemesi icin isaret ediyor. Duruyoruz. Trafik giden arabalarin yavaslamasindan degil, durur olmasi demek artik.
Belediye bu kacisma zaman dilimini secmis cöp toplamak icin. Oysa herkes terkedince bu sehri artik gerek kalmaz temizlige. Biraz daha ilerimizde bir lokanta var. Fast food denilen mekanlardan birine benziyor. Surekli birileri girip cikiyor.
Bizim söför de pes etmis belli, motoru durdurdu. Sehirlerarasi yolculuktaki mola yerine geldik galiba. Suresiz mola…
Su satan kucuk cocuklar var. Bir tanesi bu duraksamadan faydalanip daliverdi otobusun icerisine.
- su icen varmı? Su icermisin abla …
Kaptan yeniden marsa bastı. Az onceki lokantanin onune geldik. Fakat ben yol kenarinda herhangi bir sehre hos geldiniz. Yada gule gulediye bir tabela goremedim. Cok uzaklarda bi tabela var, zor okuyorum onda da ok isareti var Mecidiyekoy yaziyor.
Susadigimi farkettim. Host a bakindim ama goremedim. Ankara’ya giderken ucakta damacana parasina satin aldigim su geldi aklima. Az onceki sucu cocuk kadrajima girince seslendım.
- bir su verirmisin ?
- buyur abi.
- kac para ?
- 50 kurus.
Bu da cok ucuzdu galiba. Saatlerce elinde tasiyordu o su dolu kovayi, ustelik bufe fiyatina satiyor. Birde ayagina gelmis ve soguk. Helal olsun dedim icimden. Calisiyor kucuk cocuk girisken olur buyuyunce.
Bu arada yirmi metre kadar daha gittik. Trafik isiklarina geldik. Isik yesil ama bekliyoruz.
Sıkıldım oturmaktan tam bir saat on bes dakika oldu. 400 metreyi huseyin bolt kadar hizli gectik.
O kadin yine gozume takildi konteyneri karistiriyordu. Sanirim kagit veya plastik toplamak icin. Ve farkettim ki o magaza gorevlisi ile son dakika bir urun satin almak icin degil, atik karton plastik varmi diye sormak icin konusuyordu.
Sonrasinda bir bufenin camindaki yazi takiliyor gozume 0.50 pet su 25 kurus …
Vay bee…